4 Ekim 2014 Cumartesi

ne yaman bir topluluk olduğumuzu herkesin önünde göstermek istiyorum.küçük burjuvalara ömürleri boyunca bir daha unutamayacakları bir heyecan kasırgası,bir duygu gösterisi yaşatmak istiyorum. istiyorum ki bu oyunu seyrettikten sonra 
çocuklarını son derece rahat ve yaylı bebek arabalarında park yolları boyunca gezdiren bütün mutlu genç ve diri çiftlerden, emekli ikramiyesini ne yapacağını düşünen aksaçlı cimri ihtiyar karıkocalara kadar her çeşit kusura bakmayın geç kaldım müsaade edin-geçelim'ler, 
artık hiçbiri, dilenciye sadaka vermeden geçemesin"








yaşamak bize en çok susmayı öğretir.birlikte yaşamak, birlikte susmayı öğretir.susup, sonra acı bir şaka yapmayı. 
ve biz burada tarihi böyle anarız.şaka yaparak...



















biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olmayacağız... 
hepimiz heba oluyoruz... bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş... 
reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz... nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz... 
bizler tarihin ortanca çocuklarıyız... bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık.... 
bizim savaşımız ruhani savaş... ve bunalımımız kendi hayatlarımız...
(chuck palahniuk - dövüş kulübü)









bu dünyada ayrılığa denk olabilecek başka hiçbir felaket yoktur. 
sonunda gözyaşları aka aka ruhları yerinden oynatmasaydı, ayrılık, önemsiz, küçük şey sayılırdı belki. 

bilge kişilerden biri 'ayrılık ölümün kardeşidir' diyen adama, 'hayır' dedi, 'doğrusu ölüm ayrılığın kardeşidir."(güvercin gerdanlığı)













mevcut olmayan birşeye malik olalım derken
mevcut olanlari kaybettik.